31 Ekim 2017 Salı

Efsane Hidrojensi Asitler

Efsane Hidrojensi Asitler

Cildinizi Tanıyın ve Harekete Geçin
Cildimizi bir ağ gibi çevreleyen ter bezleri, sebum hücreleri, yaş faktöri ve harici koşullar (yaşadığımız alanın iklim tarzı, rakımı, beslenme alışkanlığımız, kullandiğımız ilaç geçmişi vb), cilt tarzımizin belirlenmesinde rol oynayan faktörlere en ilgi çekici örneklerdir.Toplumda söz hususu şayet cilt çeşitleri ise insanlar bunu, ne derece yağlı ya da ne derece kuru olarak algılarlar. Bu algılama büyük ölçüde doğruluk payı olan bir algılamadır. Cilt tarzıniz ister yağlı isterse de kuru olsun, deri hücrelerinde  yaşa birleşikliklı olarak kendini yenileme hızının yavaşladığı görülür. Bu ihtiyarlamanın başladığı kaçınılmaz bir prosestir. Epidermisin altında başlayan hücrenin yolculuğu, gençlerde 28 – 30 gün sonra, ölü hücre olarak cildin yüzeyinde birikmesiyle son bulur. Bu proses 40’lı yaşlarda 45 – 50 güne çıkar. İşte bu ufak istatistiksel bilgi, yaşlanma sürecinin nerede önüne geçeceğimiz hususu ile ilgili bize  ışık tutuyor.

Dermis’e pürüzsüz ve  ışıldayan bir manzara  veren canlı hücrelere ulaşmak amacıyla, ölü hücrelerden kurtulmak gerekir. Bu sayede cilt, dış faktörlere karşı dayanıklı, ışığı ve nemi Stratum Corneum’un (cildin en üst tabakası – Epidermis tabakanın üstü ) derinliklerine ulaştırabilen bir hal alır. Bunun amacıyla tanınan en etkili teknik soyma prosedüridir. Güzelleşme salonlarında sarfedilen ”peeling” sözcüğü de galiba size yabancı gelmeyecektir. Soyma (exfoliation ya da peeling) prosedüri, kurumuş ve işlevini kaybetmiş ölü deriyi temizlerken, aşağıdan gelen canlı hücre üretimini de süratlendırır. Bu teknik amacıyla neticelerini derhal görebileceğiniz, seçeneği olmayan vakitsiz bir teknik diyebiliriz.



Gençliğin Anahtarı Hidrejensi Asitlerde
Bilinen en eski ve en güvenilir cilt gençleştirme prosedüri, Hidrejensi Asitler’le oluşturulan cilt soyma prosedüridir.Bu asitler epidermis tabakayı günden güne soyarak en taze hücrelere ulaşır ve kolojen,lipit üretimini süratlendırr. Canlanan cilt kırışıklıklardan arınarak nemini kazanır. Ancak bu prosedür tahmin edildiğinin aksine zAhmet veren ve ilgi gerektiren bir prosedürdir. Ölü hücre tabakaları kat kat soyulduğu amacıyla, sarfedilen doz miktarına birleşikliklı olarak ciltte tahrişe sebep olabilir. Soyulan cildi ovalayarak yıkamak,  güneşe maruz bırakmak ya da asit içerikli diğer mamüller kullanmak cildi yorabilir. Kullandığınız mamüllerin içeriğini okuyarak,  Hidrejensi Asit kombinasyonunun önüne geçebilirsiniz.
Hidrejensi Asitler’in  cilt soyma kuvveti, kullandığınız ürüne göre değişiklık gösterebilir. Aynı içerikli iki değişik markanın ürünü kullandığınızı varsayalım. Biri cildinizde kızarıklıklar ya da yanmalara yol açarken, öteki ise yalnızca hafif karıncalanma hissi verebilir. Bu tamamen, içerikleri aynı olan  mamüllerin  formülüyle ilgilidir. Ürünlerin arkalarında içerikler yazar lakin formülleri ne yazık ki bilemeyiz. Size en yarar gerçekleştiren ürünü bulmak ve istenilen emilimlere ulaşabilbek amacıyla kaliteli ve güvendiğiniz markalara yönelmenizi tavsiye ederim.
Hidrejensi Asitler estetikçi ve doktorların tedavilerinde değiştirilebilir yüksek dozlarda  uygulayabilirken, mamüllerde bu konsantrasyonlara kısıtlama getirilmiştir.Yalnızca tecrübeli eksper dortorlar özel konsantrasyonlu kimyasal cilt soyma tedavisi yapabilir.  Bu da günlük bakım, salon tarzı bakım ve tedavi hedefli  kavramının getirdiği farklardır. Tüm Hidrejensi Asitler yapısındaki hidroksiller vasıtası ile cildi nemlendirir. Kaybettiği nemi süratle geri kazandırırken, cildin nem tutma kapasitesini mühim ölçüde artırır.

Hidrejensi Asitler ; Alfa Hidrejensi Asitler (AHA), Beta Hidrejensi Asitler (BHA) ve Poli Hidrejensi Asitler (PHA) olarak üç çeşittir.

AHA’lar natural Hidrejensi Asitlerdir.Ağırlıklı olarak ham meyvelerden ve yiyeceklerden elde edilir.  Sütten elde edilen Laktik Asit en tanınan örneklerdendir. Elmadan imal edilen Malik Asit, üzümden elde edilen Tartarik Asit, şeker kamışından elde edilen Glikolik Asit, bademden imal edilen Mandelik Asit, limon portakaldan imal edilen Sitrik Asit   AHA grubu Hidrejensilerdendir. Alfa Hidrejensi Asitler cilt bakımında en süregelen olarak sarfedilen asitlerdir. Soyma kuvveti etkilidir bu sebeple titiz ciltlerde denetimli kullanılması tavsiye edilir. Genelde bu prosedür kış aylarına denk getirilmelidir. Güneşten olumsuz yönde en çok etkilenmenize sebep olan  asit grubudur. Kış mevsimi dahil olmak üzere program süresince cildiniz güneşten koruyucu itimat edilir bir bariyer ajan kullanılmalıdır.

BHA grubu Hidrejensi Asitler yağda çözülebilen asitler oldukları amacıyla, cildin aşırı sebum ürettiği akneli ciltlerde sıkça kullanılır. Akne tedavisi ilaçlarının faktör maddesidirler. Küçük molaküler yapılarının da vasıtası ile  gözeneklerin derinliklerine rahatça nüfus edip, yağ hücrelerini parçalarlar. Akneli bir cildin en ilgi çekici şikayeti  olan enflamatuar şikayetlerini da yok eder. Bakteriyle buluşan akne lezyonları genellikle kızarık şişkin ve ağrılı bir hal alır ve ağır enflamasyon etkilere sebep olur. Cilt bakımında sarfedilen en enkin BHA, Salisilik Asit’tir.  Anti-enflamatuar ve anti-bakteriyel özelliğe sahiptir. Hem ölü hücrelerin temizlenmesinde hem de akne iyileştirilmesinde iyileştirici tesire sahiptir. Salisilik Asit lakin derli toplu kullanımda etkilerini gösterir. Soyma etkileri yavaş olduğunu da göz önüne alırsak, gerektiğince istikrarlı bir tedavi süreci neticesinda dilenen sonuçların elde edildiğini görebiliriz.

Glukonolakton PHA’lar arasında en sık duyduğumuz asitlerdendir. Bir AHA olan Glikolik Asit’in klinik çalışmalar neticesi elde edilmiş formudur. Glukonolakton, Glikolik Asit’in açtığı tahribattan arındığı amacıyla , soyma etkileri de düşüktür. Güneşe karşı duyarlılık oluşturmaz. Her türlü cilt tarzında rahatça kullanılabilinir. Tedaviden ziyade cildin birleşiklik dokusunu güçlendirme, menlendirme ve bakım hedefli kullanılır. AHA’lar ve BHA’lar gibi etkileşimlere yol açmaması da  günlük bakımınıza dahil etmenize sebeptir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder