23 Kasım 2016 Çarşamba

Diyabet (Şeker Hastalığı)

Diyabet (Şeker Hastalığı)

          Şeker hastalığı insülin etkisinin yokluğunda orda çıkan yağ ve proteinle alakalı metabolizma bozukluğuna neden olan kronik bir metabolizma hastalığıdır. İnsülin pankreasın beta hücreleri tarafından salgılanan bir hormondur. Besin alımıyla birlikte kandaki glikoz oranı da haliyle artar. Bu durum pankreasın uyarılmasına ve insülin salgılanmasına sebep olur. İnsülin anahtar görevi görerek kandaki glikozların hücre içine alımını sağlar. İnsülinin üretilmesinde veya kullanılmasında herhangi bir eksiklik veya herhangi bir sıkıntı varsa insülin hücre içine giremez. Böylece kandaki glikoz oranı ister istemez yükselmiş olur. Diyabetin oluşmasında bir çok neden etkili olur. Bunlar pankreasın insülin üreten hücrelerinin tahrip olması veya hasar görmesi, genetik etken ve faktörler, dış etkiler, virüs ve bakterilerin bir kısmı, fisiksel ve kimyasal sebepler diyebiliriz.


Tip 1 Diyabet

Kişinin pankreasında beta hücrelerinden insülin salgılanamamasından dolayı kişinin kanında hiç insülin bulunmadığı için tanı koyulan diyabetin bir çeşitidir. Tip1 özelliğindeki hastalar genellikle kendilerinin şeker hastası olduğunu anlayamamaktadırlar. Ve doğal olarak, acil servise başka bir sıkıntıdan dolayı başvurduklarında tesadüfen kan şekerlerinin yüksek olduğunun anlaşılması araştırmalar saonucunda anlaşılır. Bu sıkıntının olduğu kişiler hayatları boyunca insülin kullanırlar. Ve insüline malesef bağımlıdırlar. Tip1 özellikli hastaların insülin dışında herhangi bir tedavi yöntemleri yoktur.


Tip 2 Diyabet

Pankreas insülin üretir ama insülin direncinden dolayı vücut bunu etkili bir şekilde kullanamaz. Daha çok 40, 45  yaş üzerindeki bireylerde ortaya çıkan tip2 diyabet çocuk ve ergenlerde de karşılaşılabilecek bir hastalıktır. Hayatın erken dönemlerinde diyabetin gelişmesi o kişilerin büyük bi ihtimalle vücutta ani kan yükselmesinin neden olduğu hasara maruz kalabilecekleri anlamına gelir. Bu durum erişkin ergenlik döneminde kalp hastalığı böbrek yetmezliği körlük ve sinir hasarına bağlı ayak ampitasyonu gibi ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilmektedir.Hastalığın tedavisi ise ilk olarak hastanın tıbbi beslenme programına alınması ve egzersiz yaptırılması ile oluyor. Sonrasında ise hap tedavisi uygulanır ve gerek duyulursa hastaya insülin desteğinde bulunulur.

Diyabetik Yaralar


Şu an bu hastalığın tedavisi için ozon tedavisi kullanılmaktadır. Ozon tedavisi bağışıklık sistemini güçlendirir ve kuvvetlendirir. Ayrıca antioksidan sistemi etkinleştirir. Mikrodolaşımı yada vücuttaki tüm dolaşım sistemine etkili ve iyileştirici etkilere sahiptir. Hormonal bir denge sağlar ve vücuttaki ödemin azalmasını sağlar. Ozon bu etkiler sayesinde vücuda doku ve organlara daha çok oksijen sağlamasının yanında güçlü de bir ağrı kesici molekül olduğu söylenebilir. Şu ana kadar bilinen herhangi bir yan etkisi olduğu söylenemez ve iyileşmeyen yaralarda bel ve boyun fıtıklarında kas ve iskelet sistemindeki ağrılarda hareket kısıklılığında nörolojik rahatsızlıklarda alzaymır ve pankinson gibi bağırsak hastalıklarında kanser tedavisinde cinsel fonksiyonların düzenlenmesinde kozmetik alanda ise selülit ve kırışıklıkların giderilmesinde ve akne tedavisinde etkin olarak kullanılmaktadır. Ozon uygulama yöntemlerini açıklayacak olursak major otomaterapi denilen yöntem kana katma yani kanla yapılan bir yöntemdir. 2 yada 5 cc hastadan kan alınır ozonlandıktan sonra kan içerisine aktarılır bu yapılan şey bağışıklık sistemini derhal uyarır. Ozon savona da hastalar 25  30 dk için birer kabine girerler ve bü süre zarfında ozonlu savona içerisinde kalırlar. İlk olarak içerisi bir parça ısıtılır ve kişi terletilir. Kişi terledikten sonra kabinin içerisine ozon verilir. Tabi kişi eğer diyabet hastasıysa bu durum genelde yaranın olduğu bölgeye yapılmaktadır.


Diyabete Bitkisel Çözüm

Eğer kan şekerinin dengelenmesini istiyorsak, kan şekerinin düşürülmesinde zorlanıyorsak, ve eğer karadeniz bölgesinde yaşıyorsanız sizin için çok güzel bir haber. Taraksakum bitkisi (Karahindiba) yaprakları ve sapının tüketilmesi ile kan şekerinin mucizevi bir şekilde düştüğünü görürsünüz. Her yerde tabi bu bitki yok o yüzden soğuk pres çörek otu yağının 1 tatlı kaşığı sabah bir tatlı kaşığı akşam yemeklerden önce alınması gerekiyor. Hemoglobin a1c değeri olması gerektiğinden çok yüksek olan hastalar için ise sinirli ot çayının doğru türünün içilmesi gereklidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder